Kuzu zamanlarda ayrıldım sürüden,
Yalnız(lık) kurtlar(ı) büyüttü beni.
Şimdi almazsınız içinize,
Koyun postuna(!) bürünsem de.
Hep bÇirkinler de aşk yaşıyormuş,
Sadece söylemiyorlarmış sevdiklerine bazı cümleleri :
“Çok güzelsin”.
iraz asiyim, vahşiyim size göre
Sizi ciddiye almadığımı bilmenizi bile önemsemeyecek kadar umrum dışında olabilirsiniz.
Bunu anlayabiliyor musunuz acaba ?
O yüzden yakınsınızdır bana ya da ben size
Geçse artık içimdeki öfke,
Beni kemirmeyi bitirse büyümüşlüğüm,
Zaten hiçbir şey bırakmadı masumiyetimden.
Bari gülümseyen hüznüm kalsa…
Bir yağmur alıp götürse pişmanlıklarımı köpük köpük,
Arınsam üzerimdeki parmak izlerinden.
Hafızamda çocukça anılar kalsa sadece,
Unutsam yılların geçip gittiğini ve geri gelmeyeceğini. İçimde birini öldürdüm,
Ama bilmiyorum kimi…
Lime lime ettim duygularını,
Fikirlerini yaktım,
Karakterini tanınmayacak hale getirdim.
Bütün delilleri yok ettim, unutarak her şeyi.
Eksildim.
Neyimin gittiğini bilmeyecek kadar eksildim.
Maktulü meçhul bir cinayet işledim.
Kör/ebe oynuyoruz,
binbir çeşit karaktere bürünerek
şu hayat diliminde…
´Ben her dem ebe,
sen kör
alabildiğine…´
Giderim belki… Vazgeçerim.
Bırakırım ardımda seni.
Aşktan kendimi çıkarırım, eksi(k) kalırsın.
Arkama bile bakmaz gururum.
Ama gün gelir, artık geri geri yürürüm.
Belki… yine seni bulurum
